» Nazım Hikmet Ran şiirlerini mi okumak istiyorsunuz? Öyleyse tıklayın! (yeni!)

13.05

2018

Köle

Zübeyde Yalçınkaya

Bu öykü, 15.05.2018 tarihinde günün yazısı seçilmiştir.

Sofya Alaca Mescit Mahallesinde oturan İbrahim Efendi 1680 yılında ev işlerinde çalışması için köle pazarından Rus asıllı bir köle satın aldı. Bu köle uzun boylu, sarışın, açık kaşlı, gök gözlü, sarı bıyıklıydı. Sonradan Müslüman olma olduğu için baba ismi Abdullah olarak kaydedilmiş olan bu köle Rus asıllıydı ve onun adı Yusuf bin Abdullah'tı.
Yusuf her ne kadar efendisini sevse de bir gün özgür olacağına dair bir ümit taşıyordu içinde. Zaten bu ümit yüzünden de Müslüman olmamış mıydı? Bilinen bir gerçek vardı ki o da her Müslüman olan kölenin İslam'ın etkisiyle bu köleliğin bitirileceğine dair söylemiydi. Evet, İslam Müslüman olan birinin köle edilemeyeceğini her ne kadar söylese de bu sonradan Müslüman olanlar için geçerli gibi gözükmese de yine de köleleri özgür bırakma üzerine güçlü söylemi bir gün onun özgür olmasında etkili olabilirdi. Yusuf genç, akıllı ve çokta yakışıklı biriydi. Fakat bu günlerde artık köle olma dışında bir derdi daha vardı. Oda İbrahim efendinin kızı olan Meryem'in bikr olan Abdullah kızı Gelbun adlı kölesiydi. İşte bu Gelbun adlı köleye içten içe Yusuf âşık olmuştu. Ama o bu köleliğiyle kıza aşık olsa ne yazardı. Sonuçta o bir köleydi ve belki kimse onun Gelbun'la evlenmesine müsaade etmezdi. Gerçi etseler ne olacak! Acaba Gelbun'da onu sevmiyorsa! Ah işte o zaman ölmek gerçekten Yusuf için bir saadet olacaktı. Fakat Yusuf'un bilmediği bir şey daha vardı. O da şuydu: İbrahim Efendi'nin oğlu Seyyit Osman Çelebi'de Gelbun'a aşık olmuştu. Ve Osman İçten içe büyüttüğü aşkını bir şekilde ailesine bildirmişti. Ve onun bu cariye kızla nikah yapmasına aile büyükleri sonunda izin vermiştiler. Bu durumu bir şekilde öğrenen Yusuf kıza açılması gerektiğini düşündü. Gelbun'a kendisini sevip sevmediğini sordu. Kızsa ona deliler gibi aşık olduğunu, fakat bu köle haliyle durumunun değişmeyeceğini söyledi. İşte bu nedenle Osman'la evlenmesi gerektiğini, ondan çocuğu olursa özgür kalabileceğini ve en önemli olan şeyin özgür kalması olduğunu söyledi. Yusuf bunu öğrenince çok üzüldü. Çünkü kız onu seviyordu, ama derdi onun olmak değil sadece ve sadece özgür olmaktı. Bu yüzden kızı ikna etmeliydi. Buradan kaçıp ikisi birlikte gitmeliydiler. Yusuf, kıza birlikte kaçmaları gerektiğini ve sonra bir şekilde özgürlüklerini kazanabileceklerini söyledi. Kız başta bu işe yanaşmasa da adama olan aşkı ağır bastı ve birlikte bir gece evden kaçtılar. Durumu öğrenen İbrahim Efendi önce şaşırdı ve sonra kölelerin bulunup kendisine getirilmesini istedi. Köleler bulunup kendine getirilince de onları Allah rızası için önce azat etti ve sonra da evlendirdi. En önemlisiyse onların kendi geçimlerini sağlayabilmesi içinde bir miktar mal ve para verdi. Osman'a gelince o da başkasını sevenden bize hayır olmaz deyip başka biriyle evlendi.




Zübeyde Yalçınkaya

Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Etiketler: köle-aşk-özgürlük

Öykü için yorumlar

Bu öyküyü sevdim diyenler

Yazarın son 10 yazısı

Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri