» Can Yücel şiirlerini mi okumak istiyorsunuz? Öyleyse tıklayın! (yeni)

04.04

2018

Ressamın Resim Hayali

Zübeyde Yalçınkaya

Bu öykü, 04.04.2018 tarihinde günün yazısı seçilmiştir.

Ressam tuvaline bir kadın hüznünü yansıtmak istiyordu. Kaç kadını karşısına alıp resmini çizse de istediği o hüzünlü pozu yakalayamıyordu ve neredeyse bu konuda ümidini kaybetmek üzereydi. Artık bu konuda bir çare bulması gerekiyordu. Dertli bir kadın. Evet dertli ve yüzüne hüznü yansıyan.
Önce hastaneleri dolanmaya karar verdi ressam. Ve hastanede hastalığından dolayı hüznü yüzüne yansıyan bir kadın aradı. Evet, bulduğu her kadın istediği gibi hastaydı. Ama hasta olmasına rağmen yaşam umutlarını kaybetmemiş ve yaşamak için ona direniyorlardı.
Ressam uzun uğraşlar sonunda hastanede aradığı hüzünlü birini tam bulmuştu ki hasta olan kişi öldü ve yüzünde ölümüne inat bir tebessüm vardı. Tabi adam buna üzüldü ve,
- Ben belki hüzünlü bir kadını yanlış yerde arıyorum, dedi ve akıl hastanesine gitti. Evet, burası psikolojisi bozuk insanlarla doluydu ve kesin burada hüzünlü olan kadınlardan birilerini bulabilirdi. Günlerce ressam burada da bulundu. Gördü ki hastalar müzik eşiğinde halay çekiyor ve halayın başını da doktorlar ve hemşireler alıyordu. Ressam duruma şaşırsa da aradığı hüzünlü kadını hala bulamamıştı. Günlerden bir gün hastalardan birini eli yüzünde ve sürekli düşünürken buldu. Sevindi ve,
- İşte aradığım hüzünlü kadın bu olabilir, dedi, kendi kendine...Ve sonra kadına,
-Ne düşünüyorsun, dedi. Kadın,
-Mutluluğu, dedi. Ressam bir sevinçle,
-Yani sen mutsuz musun, dedi.
-Hayır. Önceden ben bir aşçıydım. Güzel yemekler yapar ve mutlu olurdum. Şimdi ağır ilaçlar kullandığım için yemek yapamıyorum. Ama zihnimde yemek yaptığımı düşünüp mutlu oluyorum, dedi. Ressam şaşırdı. Bir şey diyemedi ve oradan uzaklaştı. Ve o gün tanrının işi psikolojisi bozuk bir hasta geldi. Bu hasta tamda onun aradığı gibi biriydi. Çünkü sürekli ağlıyordu. Ressam kadına yaklaştı ve ona,
-Neden ağlıyorsun, dedi. Kadın,
-Bilmiyorum, içim sadece sıkılıyor dedi. Ressam,
-O zaman mutsuzsun, dedi. Kadın,
-Bilmiyorum, dedi. Ressam kadının yüzüne derince baktı. Ve onun yüzünde de aradığı hüzünden eser yoktu. Ressam uzun arayışlar sonrası akıl hastanesini de terk etti. Ve sonra,
-Asıl hüzünlü olanlar yakınını kaybedenlerdir, dedi. Ve yakını ölen birilerini aramaya koyuldu. Sonunda buldu. Ressamın tanıdığı insanlardan biri ölmüştü. Ve o da onun gibi ressamdı. Ressamın evine taziyeye gitti ve Ressamın karısına,
-Hüzünlü müsün, diye sordu. Kadın,
- Şu an biraz, ama yarın unutacağım. Çünkü insanlar her şeye alışır, dedi.
-Peki, neden hüzünlüsün, dedi, Ressam. Kadın,
-Eşim hep resim çizerdi ve bu beni mutlu ederdi. Fakat bu yüzden de beni hep ihmal ederdi. Son zamanlarda da hüzünlü bir kadın resmi arıyordu. Ressam şaşırdı. Çünkü kendinden başka biri daha vardı hüzünlü kadın resmi aramış olan. Ressam,
-Peki buldu mu, dedi. Kadın,
-Hayır. Çünkü en hüzünlü kadın bile tablosu yapılacağı heyecanıyla mutlu oluyordu ve resimleri çizilirken tebessüm ediyorlardı, dedi. Ressam anladı. Hüzün ufacık mutluluklar ardında silinip giderdi.



Zübeyde Yalçınkaya

Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Etiketler: ressam-kadın-hüzün

Öykü için yorumlar

Bu öyküyü sevdim diyenler

Yazarın son 10 yazısı

Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri