» Attilâ Ylhan şiirlerini mi okumak istiyorsunuz? Öyleyse tıklayın! (yeni)

16.01

2017

Rüya

Fatma Dokuyucu
Hafif bir esinti okşuyordu yüzümü. Burnuma dolan taze biçilmiş çimen kokusu, bir an kendimi cenneteymişim gibi hissetmeme neden olmuştu

Gözlerimi yavaşça aralayınca, etrafımdaki çam ağaçlarını fark ettim. Gece yarısını çoktan geçmiş, ay ışığı sihrini örmüştü bu gizemli yere.

Altımda hafif nemli, yemyeşil çimenler; üzerimdeyse günışığını kıskandıran bir aydınlık... Aslında korkutur geceler beni; ama bu kez garip bir huzur yer edinmişti yüreğimde. Şaşkınca baktım çevreme... Yapayalnızdım. Etrafta gezinmeye karar verdim.

Buraya nasıl geldiğimi bilmesem de merak etmiyordum açıkçası. İlk adımlarımla birlikte ayaklarımın yerden kesildiğini hayretle fark ettim ve ağaçların üstünde buldum kendimi.

İnanılmaz bir mutluluk, tarifi imkânsız bir özgürlüktü içime dolan ve hala şaşırmıyordum bu duruma. Bedenim uçuyordu sanki.

Koca orman benim için en güzel renklerine bürünmüş, ağaçların bir kısmı rüzgârla dansa başlamış, diğer kısmı da gece kuşlarıyla koyu muhabbete dalmışlardı. Varlığım onları hiç rahatsız etmiyor, hatta ara sıra başlarını kaldırıp, sessiz bir gülüşle selamlıyorlardı beni.

'Huzur budur' diye düşünürken, büyük bir tarlanın üstünde salınarak, aheste uçtuğumu fark ettim. Bedenim yavaşça inmeye başladı. Ayaklarım yere değdiği an, rüzgâr kaçar gibi uzaklaştı yanımdan.

Kara bir bulut yutmuştu aydınlığı sanki. Az önce hissettiğim huzur birden kaybolmuştu.
Nerden geldiğini anlayamadığım bir korku, sessizce ruhuma uzanmaya çalışıyordu.

Paniklediğimi hissettim. Kalbimin inanılmaz bir hızla çarptığını duyuyordu kulaklarım. Dilim damağım kurumuştu ve bağırmak istiyordum.

Bağırsam kötü olabilirdi. Ya istemediğim bir şeyi uyandırırsam! Ya tehlikeli birilerinin ilgisini çekersem üzerime...

Sessiz kalıp buradan nasıl kaçabileceğimi düşünmeye başladım. O da ne? Arkamdan gelen bir erkek sesi vardı. Kanımı dondururcasına bir cümle fısıldadı kulağıma.

-Yakaladım seni! Artık benimsin!

Etrafıma baksam da kimseyi görememiştim. Birden önüme çıktı; nerden geldiğini anlamadım bile. Burun buruna göz gözeydik onunla. Bedenim uyuşturulmuş gibiydi.
Ayaklarım laf dinlemez olmuştu ve ellerim bana yabancıydı. Gözlerimi yakan zifiri soğuk bakışlara maruz kalmıştım. Cehennemin kapıları açılmış, şeytanın ta kendisi yedi kat yerin altından çıkıp beni ebedi karanlıklara götürmeğe yemin etmişti sanki. Soğuk terler akıyordu buz gibi tenimden. Şok geçiriyordum. Ölesiye korkmuştum.

O an gözlerimi açtım. Güneşin ilk ışıkları selamlıyordu günümü ve huzmeleri göz kırpıyordu bana hınzırca.

Kalbim hala deli gibi atıyordu.

Kim bilir? Belki o taze çimen kokusuna, belki güneşin hınzırca göz kırpan huzmelerine, belki de o adama...


Fatma Dokuyucu

Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Etiketler: rüya-şeytan-erkek
Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri