» Fazıl Hüsnü Da?larca şiirlerini mi okumak istiyorsunuz? Öyleyse tıklayın! (yeni!)

04.11

2016

Adı Aşk Ama Nasıl Körü Körüne

Sami Arlan


Uzaktan akrabamızdı. Abi diye hitap ederdi, ona kendimi örnek aldığım tıpkı dağların doruklarında zamansız kalabilmiş kar birikintisi gibi göz alıcı bir şahsiyetti benim gözümde. Paylaşımlarla kurulan dostluğumuz, saatlerce süren dostluk kokan sohbetlerimiz dertlerimiz anılarımız gülüşlerimiz ve tesellilerimiz yerini çok sonra fark edebildiğim kaçamak bakışlara bırakır gibiydi. Bir türlü kabullenesim gelmiyordu dostane duyguların aksini. Ailem dâhil çevremdeki herkesin gözdesiydi o. Bilhassa arkadaşla gönülleri fethediyordu muhabbetiyle.

Buna rağmen mantığımı elden bırakmıyor onun beni asla yar olarak göremeyeceği gerçeğini açıklamaya çalışıyordum bizleri yakıştıranlara. Ben olgun bir yetişkin gibi davranmaktan bihaber yaşamayı ilke edinmiş bir genç erkektim. O ise sorumluluk sahibi ciddi bir doktor du. Karakterli, ağırbaşlı disiplinli bir o kadar da iyimserdi.

Velhasıl 1,5 aylık bir süreden sonra görkemli bir itirafla yüz yüze kalıyordum. ‘'Bana kardeşim deme'' diyordu. Ben ise şaşkındım sessizce haykırıyordum içten içe, şimdi neler olacak diye. Susarak geçirdiğim 2 günden sonra onu deli gibi severek başladım güne. İnanıyordum uykumda âşık olmuştum ona.

Her ikimizin gözlerinde görülmeye değer bir ışık yüzlerinde ise tarifi mümkün olmayan bir tebessüm yer edinmişti. El eley/dik. Bir ömür boyu beraber yol almak için ilk adımı attık sözleştik. Fakat ayrı düştük; aşkım dünyanın bir ucunda Avustralya/daydı uzaklardaydı. Hep kaçamak izin sebebi ile gelir giderdi. Bekledim bekledim, az bir yol da değildi...

En nihayetinde kavuştuk sınırsız sevgi limanımızda. Ama vuslatın sarhoşluğu fazla devam etmedi 1 aylık bir sürecin ardı gelen bir özlem daha ayırdı bizleri sevdiğimle yine! Şimdi uzağız yine birbirimize. Yıldızlara yarenlik etmek alışıla gelmiş bir sohbet oluyor zamanla. Bu yüzden doyamıyoruz ya birbirimize hatta bazen sevgi sözcükleri bile aç kalıyor sevgimizin yanında. Ruhlarımızı çepeçevre sarmalayan sıcaklığın yanı sıra, yalnızlıklarımızda kurduğumuz hayallerimizle yücelttiğimiz umutlarımızla körüklüyoruz hasretliğimizi biz. Neyse ki her ikimizde severek yaşıyoruz. Neyse ki bizler özlemle yanıp özlemle tutuşuyoruz. Ve asla aşkı katliamlara maruz bırakanlardan olmuyoruz.

Çok uzun zaman sonra bir mektup geldi posta kutuma aldım açtım bir evlenme davetiyesi idi önce kimden neden bana geldi dedim ki dikkatlice baktığımda evet o aşkım aşık olduğum kadın sandığım Gül/üm dediğim evleniyordu o onun davetiyesi ve bana göndermiş ki aldığım gün evleniyorlardı evleneceği kişi ise oda bir doktor bir nefes ile üçüncü kattaki evime çıkmışım davetiyesine baktım baktım ve kelebek gözyaşlarım içten içe akıyordu donmuş buz kesilmiştim o bugün evleniyordu neden sebepsizce evlenen oydu bir zaman sonra davetiyeye baktım baktım ve sanki karşımda gibi ona mutlu olması için dualar yaptım.

Şimdi o evli beklide çocukları var umarım çok mutlu huzurlu evliliği sürüyordur ben istemedim o aşkı bana alıştırmıştı o evlendi..

Çok çok huzur içinde mutlu kal emi gizli sevdam.

Ben bir koca çınarım yaşlanıyorum sevdalarım ile aşk aşk/lar yaşanmışlıklar bazen o beyaz/lamış sakallarınızda olsun saçlarınız da olsun döküldüklerinde gözlerimden akan kelebek ağlaması gibi göz yaşlarım hatıralarımı düştüklerinde benim mutlu olmamı sağlıyorlar eskilerde kalmışlar ama asla unutulmuyorlar biliyorum şu an okuyor ve bittiğinde sizlerde dalıyorsunuz belki de kaç yıl öncelerine, asla karamsar olmadan evet ben bunu yaşadım güzel günlerdi demelisiniz ben diyorum can dostlarım evet şu an ağlıyorum ama mutluyum..

Kelebek Ağlaması Gibi..

Hayret neden her yer karanlık,
Bu yıldızları da kim aldı,
Göremiyorum ay nerede,
Bu yağmur hiç mi durmayacak.

Damlaların sesleri neden duyulmuyor,
Çıldırıcam neden kimse konuşmuyor,
Üşüyor, titriyor, beynimi yiyicem,
Ağlamaktan kan çanağında gözlerim.

Bitmeyen geceler, haram olan uykular,
Mahkûm gibi bir bir adımlıyorum odaları,
Şu sessizliğin bitmesini bekliyorum, bitmiyor,
Yavaş yavaş tükeniyor yok oluyorum.

İnanamıyorum bu ışık kümesi de ne?
Neden dünyamı birden aydınlattı,
Bana doğru gelen de kim ay parçası,
Gülüşleri, kelebek gibi ağlaması.

Sol tarafımda ritimleşen hareketler var,
Uçuşan kuşlarımın kanat sesleri var,
Gözlerimde canlanan cennet bahçesi var,
Karşımdaki cennet hurisi sen varsın.

Değişen, aydınlanan, konuşan bir dünyam,
Neden her şey sende birden değişti kim o?
Sanki Melek sanki özel gönderilen Serap o,
Yıldızlar, ay, güneş çiçekler bile açtı.

Kalbime ferahlık, ufkumu açar oldu,
Hey dünyam bakın ben de yaşıyorum,
Artık görebiliyor, gülebiliyor, bakın ağlıyorum,
Senin görüntün mü baharımı açtı.

Kelebek ağlaması olmayan güzel..


Sami Arlan

Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Etiketler: aşk-sevgİ-özlem

Şiirkolikte kayıtlı 25 öyküsü bulunmaktadır.

Sami Arlan yetkili üye konumundadır.


Sami Arlan öyküleri
Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri