» Cezmi Ersöz şiirlerini mi okumak istiyorsunuz? Öyleyse tıklayın! (yeni)

27.09

2014

Beklemek

Sami Arlan
Yıllardır insanlar hırslarının veya kederlerinin esiri veya kurbanı olmuşlardır.
Düşündüm de bir ağaç tam yukarıda tek başına yalnız fakat gururlu, yılların verdiği güvenle ne rüzgârlara ne yağmura kara kışlara dayanmış asırlık hayat ağacı.
Yıllar yılı dallarına konan yorgun kuşları misafir etmiş, altında nice sevgililere kucak açmış...
Kim bilir hangi zamanların kesişme noktası. Birleşme, ayrılma yeri, zamanı.
Zaman ve kesişme dedim de aklıma geldi biz insanlar yarın ne yaşayacağız veya bu gün neler yaptık yasadık dün neler yapmıştık.
Kiminle nasıl ve nerede yolumuz zamanımız her hangi bir anımız kesişti.
Burada veya oralarda bir yerde hep o kocaman ağacın altında kim bilir belki de bir köşe başında.
Hiç bir zaman hiç bir yaratılmış varlığı küçümsememek lazım her hangi bir nesne veya kişi belki de siz veya ben kim bilir kimlerin kesişmesine veya buluşmasına olayların yaşanmasına sebep olacağız.
Aklıma takıldı da bence bizi yaratan yüce varlık yaratıcı, ALLAH, yaratan ne zaman kesişip buluşacağımızı veya mutlu olacağımızı veya mutsuzluğu bulacağımızı hüzünlenip ağlayacağımızı veya bir gün kucağımızda küçücük bir bebenin gülümsemesiyle mutlu olmayı anlamaya çalışacağımızı bakışlarımızın bir yerde mutluluk veya mutsuzluklarla kesişeceğini bizlere gösterecek.
Kaza anları
Stres alkol cesaretten hız yapmak
Belki de stresi veya sorunları hız yaparak savuştura bileceğimizi umarak atmaya çalışmak.
Erken varma telaşı içinde olmak.
Unutulan arabanın ve zekânın azizliğine uğrayıp bir kaç güvercin taklası gibi taklalar atarak tarlanın ortasında soluğu almak.

Gecenin karanlığında hata sonucu kaza yapmış insanlar ve onların kurtulması için yoldan gecen başkalarının onlara yardım etmesi yalnız bizim memleketimizde bazı kişiler yardım etmekte nazlanıyorlar sorumluluk almamak için veya başka nedenlerden.
Kurtarılmayı bekleyen ve kurtarmak için oraya gelen insanların buluşması bir kader mi yoksa bir olayın buluşma noktası mıdır
Kurtarılan ve kurtaranların kesişmesi.
Kazazedeler.
Dersimiz.
Sakın ola unutmayalım yardıma muhtaç kurtarılmaya ihtiyacı olan içimizden birileri bir yerde ola bilir.
Buluşma noktasının sırrını gizemini daha önceleri düşünme gereksinmesi duymamış olabiliriz, bulunduğumuz şu anki yer kim bilir kimleri buluşturdu ne olaylara şahitlik yaptı.
Yer zaman ve kesişme noktamız.
Bir sevdanın başlangıç noktası mı yoksa bir aşkın bittiği yer mi.
Nice sevdalar vardır yasanmış nice sevdalar vardır yaşanmadan biti vermiş.
Nice sevdalar vardır bitmeyecek asla ve asla.
Bu can burada bu insanın yüreğinde bu kışının soluğu olduğu surece bitmeyecek...
O ağacın altında başlayan ve o ağacın gölgesinde sure gelen asırlar boyu bitmeyen güzel anılar.
Aslında yaşamımız bir sevda türküsü gibi söylendikçe, dilden dile dolaştıkça ünlenen şöhreti yakalayan bir türkü.
Ta ki daha güzeli daha hüzünlüsü daha neşelisi ve daha okunaklısı, dokunaklısı yazılıp çizilene, yaşanana kadar, ama hep aynı karakterlerin oynadığı yüreği sevgi dolu insanların gerçek hikâyeleri
Kimi zaman yalanların esiri olmuş kimi zaman gerçeklerin anlatılamadığından dolayı bitmiş sevdalar.
Kesişememiş sevgililer.
Kimi zaman bitmeye mahkûm kimi zamanlarda bitmeyecek yüreğimize gömüp orada bir ömür boyu saklı kalacak küçücük bir zaman zarfında besleyip büyüttüğümüz bir ömür sevgisi.
Hayat bağı, hayata bağlanma nedeni.
Aşk.
Sevgi
Hüsran ve;
Düşünebilmek.
Yüreğimin en nadide yerinde senin yüreğinden kopup gelen duygularınla kesişmiş bir sevgi bir aşk buluşması.
Ne kadarda güzelsin benim nazlı çiçeğim gönlümün sevda buluşması...
Seni ne kadar sevdiğimi asla bilmeyeceksin.
Sen benim sevgimi görmedin.
Ta eskilerden beri aşkı hiç bilmemiştim.
Yüreğim hiç bu kadar sızlamamıştı.
Sen çıka geldin.
Mısralarda sevgi kesişmesi
Şimdi benimde sevgilim var diyebilmek ve seninle bir gün bir yerde sevdalarımızın kesiştiği mekânda birlikte olmak ve hiç kimseyi ilgilendirmeyeceğini bilerek ama kişilerin bu aşka şahit olmalarını aslında isteyerek, arzulayarak buradan bir yaşam biçimi bula bilmek sevmek, sevmek.
Duyguları kesiştirmek sonra bir ömür boyu sevgiliyi düşünmek karşılık bula bilmek, düşünmesini düşünülmeyi istemek.
Düşüncede kesişmek acaba beni şu an düşünüyor mu o ağacın altındayız hepimiz siz biz bizler düşünülmeyi isteyen düşünmeyi bilenler...

Bir akşamüstü.
Ellerin ayakların buz olduğu havada
Öpülesi ellerin rızık toplamak için çalışması,
Koşuşturmak buluşmak.
Pazar yerinden artık toplamak isteyen insanların en ucuz olanı bulabilme sevdası hayatı yaşayabilme aşkına şahit olmak.
Onlarında kesişme yeri bu büyük ağacın altından aşağılara doğru uzanan ince uzun yolda çoğu insanlarla az olan yiyeceklerin toplandığı pazar yerlerindeki buluşma noktası.
Utanç verici ama gururlu mağrur bakışların arasında keskin bakışlarla yapılan yiyecek bir şeyler bula bilme telaşı.
Garibin evine götüreceği birkaç yudumluk yiyecekler ve hepimiz.
Birkaç yiyecek olmasa gerek mutlu ola bilmek. Amaç karın doyurmak ama onlarda olan niye bizde yok.
Suratlardaki ifade anlam mana
Hiç gözlemleyeniniz var mı gülümsemenin içtenliğini?
Hüznün yürekten gelmesini
Açlığın ağızdan başlayıp kalplerde sonlanmasını
Fakir aç veya tok, zengin varlıklı veya mutlu, mutsuz.
Aynı yaslarda yok olup gidiyoruz boğazımızdan gecen az çok hep aynı oranda.
Her insan acıkıyor varlıklısı yoksulu ve her kez doyuyor kimi pasta ile kimisi poça, simit ile.
Yaşam biçimi farklı olsa da ömrün sonu hep aynı kesişme yeri.
Farklı olmayan sevgiyle yaşamayı bilmek sevgiye değer vermek, Yâda tam tersi elinin tersiyle iti vermek.
Hepimizin ölüm hakkı eşit
Varlıklar farklı olsa da son aynı;
Karaca Ahmet veya Ahmet karaca.
Ölüm var kesiştiğimiz sonunda aynı mekân koca ağacın altındaki bir yerde birkaç avuç toprak arası.

Ben ne insanlar gördüm
Anlı açık
Ben ne insanlar gördüm.
Ayakları çıplak.
Ben ne insanlar gördüm.
Bankalar batıran.
Ben ne insanlar gördüm.
Bir ekmek arası doyan
Ben ne insanlar gördüm.
Hepsi şimdi,
Toprak olmuş Taş olmuş
Yok olmuş.

Aslında diyorum daha önceleri söylediğim gibi sevmek lazım sevenleri,
gönülden isteyenleri belki bir bildiği vardır.
Kırmamalı garipleri,
Belki bir ahi vardır.
Sevmeli diyorum sevenleri biz sevmesek de, kişiye bildirmeli kırmadan incitmeden yüreği kim bilir ne aşk yaşadı içinden severken seni.
Belki de hiç bitmez gariplerin sevgisi gariptir o vermemişisin sevgisine karşılık besbelli...
Bir cümledir, bir sevgi başlangıcı SENİ SEVİYORUM demesi.
Seni seviyorum demesi kolay olmasa gerek karşılığında Seni seviyorum bula bilmek kutsaldır.
Korkmadan vermeli sevgiyi, duygular yaşamalı kesiştiği an kutsal değerleri.
En son kime söylemiştik bu cümleyi? 'Seni seviyorum' diyebilmeyi?
Hiç belli olmaz yarın yok olma vakti gelirse eyer bu dil bu dudaklar bu yürek'Seni seviyorum' demeyi bir daha sonsuza dek söyleyemeye bilir.
İki güzel kelimeden sonra birleşen iki güzel dudağın kesişmesi nasıl ÖPÜCÜK oluyorsa karşılıklı iki seni seviyorum cümlesinin ağızlardan çıkmasıyla bir ömür yaşanabilir bir müddet sonra anılarda kalmaya mahkum olsa bile..
Önemli olan kesişme fırsatı bulabilmiş olmamız ve bu anı yaşaya bilmemiz.
Bu günlerin yarınları da var şimdi kesişme zamanından kaçmakla yarın yaşlandığımızda bir zamanlardaki sevgiliye küçücük bir cümleyle 'Seni seviyorum' diye bilmekle yıllar sonra bir gülüş anı yaşata bilmek de var.
Düşündüm de? Şimdiki sana söylediğim 'seni seviyorum' cümlesini yıllar sonra hatırıma geldiğinde bana bir anda olsa bir gülümseme vere bileceğini birazcıkta olsa moral vereceği aklıma geldi.
İşte kesişme zamanı güzel bir anı ve 'seni seviyorum' aşkım ve bir gülümseme içten gelen bir gülücük ve aşkım yine sen yine duyguların seninle kesişti yıllar sonra bile...
Ne olur birazcık seviyorsan eğer bana şimdi bir daha 'seni seviyorum' de ne olur.
Bu bir gün bir yerde seninle kesiştiği zaman sana
bir hediye
bir gülümseme
bir anı
bir hatıra
benden sana
bir hediye.
Sadece sana olan sevgim...
Sana olan aşkım, kim bilir belki de yıllar sonra sana sadece bir gülümseme olsa bile.....
Ben hala 'Seni seviyorum' nerede ne zaman duygularımız kesişecek bilmesem de...
Şiirler, sözler, hatıralar tatlı anılar vitamin gibidir.
Kalbin sevgiyle beslenmesi yaşlandığımız zamanlara kuvvet takviyesi olur.
Sevgi sadece bir anlık mıdır biter mi bir gün bir zamanda kesiştirmez mi bizleri, duyguları.
Sevgi insan kalbinden çıkıp gitse ne olurdu acaba hiç düşündük mü?
Ne olur.
Sanırım yok olunur.
Duygusuzluk yok olmanın başlangıcıdır.
Duygu yoğunluğu kalbin aynası, yaşamın sahibi, yaşama tatlı veya acı değer vermemizi sağlayan bir araç.
Acı duymak bile bir sevgi kaynağı olabilir çünkü bize yaşadığımızı anlatır ıyı günlerimizi hatırlatır güzel sevgi dolu yılların kıymetini bildirir.
Sevgi ve duyguların iyi niyetli birleşmesi kesişmedir buda hayata olan Aşkımızı anlatır.
Aşk yaşama olan saygıdır, aşk yaşama sarılmak onu sıkıca tutmak hayata bağlanmaktır.
Sonunda ayrılık olsa bile birleşecek duyguları beslemek koca ağacın altında yani hayatın içinde ölümü beklemeden kesişmeyi arzulamaktır.
Her zaman zirvede kalmanın yolu
Karşılıklı veya karşılıksız olsa da sadece sevmek..
Ve...
Sonu na kadar BEKLEMEK.


Sami Arlan

Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Şiirkolikte kayıtlı 25 öyküsü bulunmaktadır.

Sami Arlan yetkili üye konumundadır.


Sami Arlan öyküleri
Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri