» Can Yücel şiirlerini mi okumak istiyorsunuz? Öyleyse tıklayın! (yeni)

21.07

2014

Görüntü

Ümit Yakıncı

Bu öykü, 28.07.2014 tarihinde günün yazısı seçilmiştir.

Hasta bakıcıyla muhabbeti rutin bir hale gelmişti. Artık aynı şeyleri dinlemekten sıkılmaya başladığını gösteriyordu bu durum. Hastahane bölümlerinin karışık dinlenme salonunda her öğlen yaşanan küçük kıpırtılar devam ediyordu. Orta masada elinde fırçayla havaya resim çizen bayan, tekerlekli sandalyesinde televizyon karşısına dikilmiş tüttürdüğünü düşündüğü sigaranın küllerini yere döken ihtiyar ve kendi aralarında çok azını anladığı muhabbetlere girmiş olan bir grup. Etrafı süzerken hasta bakıcının son cümlesi geri muhabbete dönmesine olanak sağlamıştı.

-Yeni hastamız bugün geldi. Şu pencere kenarında olan adam. Hastalığı iyileşmesi mümkün bir düzeyde ancak içinde bulunduğu olumsuz şartlar dolayısıyla psikolojik olarak çöküntüde olduğu söylendi.
-Olumsuz şartlar mı ? Bu insanların olumlu şartlar altında bulunduğunu hiç düşünmemişti zaten.
-Yaklaşık iki yıl kadar önce görme yetisini başka bir hastalıktan kaybetmiş. Ona nasıl bir yaklaşımda bulunacağımı henüz bilmiyorum.
-Peki... işine dönebilirsin artık.

Hasta bakıcı ilaç odasına doğru uzaklaşırken o da pencereye doğru yaklaştı. Adamın elinde bir şey tuttuğunu fark etti. O sırada gözlerine ışık çarptı aynadan yansıyan ışık yüzüne vurmuştu. Ayna peki ama neden... teselli mi... farkında mı..neden ? Masanın yanına geldiğinde durdu. Adam ayak seslerinin geldiği yöne doğru baktı ve tekrar elinde tuttuğu aynaya döndü.

-Neye bakıyorsun ?
-Sohbet için ilginç bir başlangıç, insanlar daha çok selam verir yada iyi gün dileklerini sunarlar.
-Henüz tanışmadık ve nasıl bir gün geçirdiğini bilmiyorum.
-Anladım... neye baktığımı düşünüyorsun.
-Emin değilim.
-Bir takım düşüncelerin var ama.
-Evet.
-Bu aynayı hasta bakıcıdan istedim. Çok ısrar edince vermek zorunda kaldı yine de ayna olup olmadığını bilmiyorum.
-Elinde tuttuğun küçük bir el aynası.
-Öyleyse bu sorunu cevaplamaz mı ?
-Haklısın peki soruyu değiştirmeme ne dersin... Ne görüyorsun ?
-Güzel bir soru ama bu yanlış bir soru olmadı mı ben göremiyorum.
-Yani..! Bu yanlış bir cevap olmadı mı elinde bir ayna tutuyorsun.
-Bu kez de sen haklısın. Ama söylediğim gibi bir şey görmüyorum. Neye baktığıma gelirsek asıl nokta görmek zorunda olduğum şeye değil görmeyi istediğim şeye bakıyorum. Gerçekten görüyor olsaydım ayna bana görmek zorunda olduğum bir yansımayı gösterecekti ama şuan için o yansıma ve diğer yansımalar görmeyi istediğim şeyler.
-Teşekkürler.
-Neden teşekkür ediyorsun ?
-Sorumu cevapladığın için ve iyi günler.
-İyi günler mi ?
-Evet... ben görmek zorunda olduğum dünyayı yaşıyorum sense düşlediğin bir dünya içindesin sanırım senin dünyanda daha güzel bir gün... işe geri dönmem lazım ... görüşürüz.
-Görüşürüz...

Yavaşça masasına doğru yürüdü, sandalyesini çekip oturdu. Zamanlaması çok iyiydi hasta bakıcı ilaçları dağıtmaya başlamıştı ve onun masasına geldiğinde bir bardak su ve küçük fincanın içine düşürülmüş tadının iğrenç olduğunu bildiği kırmızı bir hap bıraktı. Hasta bakıcının gözü üstündeydi. İlacı içmeden gitmeyeceğini biliyordu. Tekrar tekrar kırmızı hapa baktı. Görmek zorunda olduğu o görüntüye bakmaktan kendini alamıyordu.

Ümit Yakıncı

Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Şiirkolikte kayıtlı 2 öyküsü bulunmaktadır.

Ümit Yakıncı yetkili üye konumundadır.


Ümit Yakıncı öyküleri

Öykü için yorumlar

Bu öyküyü sevdim diyenler

Yazarın son 10 yazısı

Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri