» Ümit Yaşar Oğuzcan şiirlerini mi okumak istiyorsunuz? Öyleyse tıklayın! (yeni)

27.12

2012

Anne Olmak

İnci Dalkılıç

Bu öykü, 17.03.2016 tarihinde günün yazısı seçilmiştir.

Bir zamanlar birçok mutlu günlere şahitlik etmiş eşyalar, şimdi bir köşede toplanmış, belediyenin Paylaşım Merkezinden gelecek arabayı bekliyordu. Pınar, yeni hayatında eski eşyaları istemiyordu. Biliyordu ki bu eşyalara her baktığında, eski günleri anımsayıp üzülecekti. Onlardan kurtulmak, yeni hayatına yeni eşyalarla başlamak istiyordu. Kızının, boş evde yankılanan çığlığı ile kendine geldi.

'Anneee babam geliyooorrr!'

Pınar, camda babasını bekleyen kızını unutmuş düşüncelere dalmıştı.

'Tamam kızım. Bağırma!'
'Anne çabuk, çabuk kapıyı aç!'
'Tamam, sakin ol açıyorum.'

Pınar, bitkin bir şekilde kapıya giderken, kızı Ayşen çoktan kapıya varmıştı.

'Anne çabuk olsana!'
'Tamam geldim, açıyorum!'

O sırada kapının zili neşeli bir müzik çalmaya başladı. Eski günlerden kalan tek güzel şey bu müzikti. Pınar kapıyı açtı, ayrılmak üzere olduğu eşi Murat ile göz göze geldiler. Birbirlerine baktıklarında içlerini titreten gözler, şimdi bomboş bakıyordu. Ayşen, neşe ile Murat'ın kucağına atladı.

'Baba nerede kaldın? Ben seni çok özledim!'
'Anlatmıştım ya kızım, artık eskisi gibi görüşemeyiz demiştim.'
'Ama ben seni çok özlüyorum!'

Murat Ayşen'i kucağından indirirken, 'Sen büyük bir kız oldun artık, sızlanmak yakışmıyor! ' dedi,' Benim annenle konuşmam gerekiyor. Sen odana git, bir şeyler kalmış mı bak?'

Ayşen üzgün ve birazda olanları anlamaya çalışan bir tavırla,''Offf... Bıktım sizin konuşmalarınızdan.'dedi, mahzun bir şekilde ekledi, ' Ama yine kaçma, beni görmeden gitme tamam mı?'

'Tamam, gitmem.'

Ayşen odadan ayrıldığında, odadaki hava birden değişti. Sanki on yıl aynı yastığa baş koymamışlardı. Bakışları ile birbirlerinin üzerine atlamaya hazırlanan iki düşman gibiydiler. Murat sert bir ses tonuyla, 'Bu gün saat üçte mahkeme var, hatırlatmak için uğramıştım,' dedi.

Pınar'ın sesi de onunkinden farklı değildi.

' Telefon da edebilirdin! '
' Kışlık giysilerimi almamıştım, onları almak istedim. Ayırdın mı?

Pınar donuk bir sesle, bakışlarını kapıda duran iki büyük valize çevirdi, 'Ayırdım,' dedi, başı ile göstererek ' Kapının yanındaki iki valiz senin! '

'Ayşen'i ne yapmayı düşünüyorsun?'
'Hala anlamıyorsun değil mi?'

'Asıl anlamayan sensin! Tek başına nasıl büyütmeyi düşünüyorsun? Ben artık uğraşamam. Biliyorsun, Suna hamile! '

'Haa... Metresin yani... '
'Edepli ol lütfen! O yakında karım olacak! '
'Farkında mısın bilmiyorum ama senin karın hala benim! '

Murat sinirlenmişti, ' Yeter artık! ' dedi kısık bir sesle,' Sana onu geri vermeni söylemiştim.'

Pınar sakin durmaya çalışıyordu. Bir zamanlar deliler gibi sevdiği adamın gözlerinin içine baktı.

'Murat, sen nasıl bu hale geldin? Biz belediyenin barınağından bir köpek yavrusu almadık, biz bir çocuk aldık. Sana inanamıyorum. Sanki yavru bir köpek aldık, oynadık, sıkıldık ve sokağa atıyoruz. Bu kadar basit mi? O bir insan ve küçük bir çocuk! Psikolojisini düşünsene! Bu olanları en az zararla atlatması için uğraşıyorum. Her şey yeterince zor, bir de sen zorlaştırma. Lütfen!'

'O çocuğu sen istedin. Anne olamadığın için hevesini almak istedin. Yalan mı? '

Pınar için çocuk doğuramıyor olmak yeterince üzücüydü. Bunu Murat'ın tekrar tekrar dile getirmesi içini sızlatıyordu. Pınar, Ayşen'in duymasından korktuğu için kısık sesle konuşuyordu.

'Yani sen istemedin mi?'

Murat acımasız ve soğuk bir tavırla 'Ben, sen istediğin için istedim,' dedi, ' Bu konuda ne yapmayı düşünüyorsun?'

Pınar sinirlenmeye başlamıştı.

'Çok mu umurunda?'
'Hayır değil! Babası olmadığımı söylersen işler daha kolay olur.'
'Kim için, senin için mi Aysen için mi?'

Murat umursamaz bir tavırla, 'Seninle tartışmaktan yoruldum. Mahkemeyi kaçırma, ben gidiyorum?' diyerek, kaçar şekilde evden ayrıldı.

Pınar o çıkarken, ' Ayşen'i gör! ' diye seslenmişti ama yine umursamaz bir tavırla' 'Vaktim yok! ' cevabını almıştı.

Murat, kaçmak için o kadar acele etmişti ki valizlerini bile unutmuştu. Kapı sesini duyan Ayşen koşarak salona geldi.

'Anne babam nerede?'
'Kusura bakma bir tanem, babanı çok acele çağırdılar, hemen gitmek zorunda kaldı.'

'Her zaman aynı şey oluyor,' diyerek ağlamaya başlayan çocuğu susturmak zor olmuştu. Beş yaşındaki bir çocuğa ne anlatabilirdi? O sırada kapı zili çaldı. Ayşen heyecanla kapıya koştu.

'Anne babam dönmüştür belki! Çabuk aç!'

Pınar kapıyı açtığında karşısında iri yarı iki adamı görünce belediyeden geldiklerini anlamıştı.

'Abla belediyeden gönderdiler, eşya gidecekmiş.'

'Buyrun, salondaki eşyaların hepsi gidiyor. İçeride, yatak odasında da var."

Adamlar işlerini o kadar çabuk bitirmişlerdi ki bu işlere alışık oldukları belli oluyordu. Pınar bütün eşyaların taşındığından emin olmak için etrafa bir göz gezdirdi. Kapıdaki iki valiz dışında fazlalık yoktu.

Yüzüne yerleştirdiği ufak bir tebessümle, 'Siz giyim eşyası da alıyordunuz değil mi? ' dedi.

'Alıyoruz abla.'
'Şu valizlerde erkek eşyaları var, onları da alır mısınız? '

Adam, 'Tamam' diyerek iki koca valizi aldı.

Pınar bomboş kalan eve baktı. Kendini rahatlamış hissetti. Murat'ın giysilerine verdiği kıymeti biliyordu. Yüzünde mutlu bir gülümseme belirdi. Ayşen'in gözlerindeki yaşlar hala kurumamıştı. Annesine bakıyordu. Gülümsediğini görünce, 'Anne!' dedi, şaşırmış bir şekilde.

'Efendim kızım.'
'Sen gülüyor musun?'
'Evet, küçük hanım gülüyorum,'dedi ve boş odayı gösterdi, ' Bak burası sana bir şey anımsatmıyor mu?'

Küçük çocuk şaşkındı. Pınar telefonundaki Karadeniz müziğini açtı.

'Hadi! Hazır boş salonu bulmuşuz, gönlümüzce dans edelim. Var mısın?'
'Anne delirdin mi? Zeynep Teyze ?Ne tepiniyorsunuz siz?' diye, yine gelirse?'
'Boş ver, son kez tepinelim.'

Anne, kız odanın içinde oradan oraya zıplayarak dans ettiler. Yorgun düşünce ikisi de yere yığılıp kaldı. Ayşen çok mutlu olmuştu ama hala alt komşuları, Zeynep Teyze gelir diye, korkuyordu.

Ayşen mutlu ve birazda endişeli bir şekilde,'Anne!' dedi,' Zeynep teyze merdivenlerdedir, şimdi yandık! '

Pınar sahte bir endişeye büründü, gözlerini kocaman açtı.
'O zaman, o merdivenleri çıkmadan biz asansörle kaçalım.'

Gülüşerek, acele ile kapıdan çıkıp, asansöre bindiler. Söz de Zeynep Teyzeden kaçmışlardı, oysa Pınar biliyordu ki Zeynep Teyze bir hafta kızında kalacaktı.
İNCİDAL




İnci Dalkılıç

Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Etiketler: aile-sevgi-çocuk

Şiirkolikte kayıtlı 11 öyküsü bulunmaktadır.

İnci Dalkılıç yetkili üye konumundadır.


İnci Dalkılıç öyküleri
Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri