» Can Yücel şiirlerini mi okumak istiyorsunuz? Öyleyse tıklayın! (yeni)

22.09

2012

Yalnız Pislik

Erdal Ünaltaş
Haifif,boğucu bir gecenin ardından bahçede sigara içiyorum.Kendimi;
Delgadina'nın öyküsünü anlatan ispanyol romansındaki kral gibi
düşünüyorum.Acımaz,ruhsuz bir pislik gibi önümde duran biranın tadına
varmak için dudaklarımı yalıyorum.Acımaz ve ruhsuz kıralım ben.Tanrı
beni yaratmış ve bu evrede acıma duygusu katmamış.İspanyon kral demişken
size benim kadar acımasız olan bu kral'dan bahsetmeliyim.Kral öz kızı
Delgadina'ya aşık olur,ama kız onu redder.Kral onu razı etmek için bir
kuleye kapatır,su ve yiyecek verilmesini yasaklar.Kız oradan geçen
herkesten su ister ama kimse vermez.Sonunda babasının isteğine razı
olduğunda kralın hizmetkarları ona su getirirler,ama onu susuzlıktan
ölmüş olarak bulurlar.Kendi kızına aşık olan kral,bu hikayenin beni
etkilememesine şaşmamalı.Aşk insanı acımasız bir pislik yapablir mi
gerçekten.
Sabahın erken saatlerinde uyanıyorum,ve saate bile bakmadan evden çıkıyorum,
zaten saatin kaç olduğu da önemli değil,saat takıntısı olan büro çalışanları,dükkan
sahipleri,öğrencilerdir.Bu insanların hayatta tek ortak noktaları saatle çalışıyor
olmaları.Zaman sadece hayatının eksikliklerini öğretir sana.Kapalı bir sokağa
giriyorum,geçen yıl tanıdığım bir fransız çingenisi gibi kokuyor burası.Sağa
sola çöpler yayılmış,evsizler kartonların üzerlerinde horulduyorlar.Geri dönüp
Le frenç dö caffe de her zaman ki yerimi almaya koyuluyorum.Cafe'de bir fransız kadın
çalışıyor.Bu kadın 3 yıl önce meksikalı bir ressama aşık olmuş,adam ünlü bir
ressammış ve fransız kadını alarak meksikya gitmişler,ilk iki yılları çok mutlu ve
huzurluymuş.Kadın Tiyatro ile uğraşırken adam da boş durmuyor herkesin
beğendiği tablolarını açık arttırmayla şatışa çıkarıyormuş.Yine;adam bir açık arttırma
için paris'e gelmiş ve burada fenix'li bir yazarla tanışmış,kadın'la birlikte barcelona'ya
Kaçmışlar.Fransız kadın uzun bir zaman beklemiş adamı fakat adam geri dönmemiş,
Bunun üzerine kadın Fransa'ya tekrar geri dönmüş ve burada tanıdığı bir arkadaşı
ona olan biteni anlatmış.Kadın piskolojik depresyona girmiş,bir
kaç ay önce düzelmiş ve burada çalışmaya başlamış.Film gibi bir hayat,Bana Jawyer
Bardemin Başrollerinde oynadığı Barcelona in Barcelona filmini hatırlattı.
Cafeden kalkıyorum,Tamamiyle Yekpareyim,Yüksek binalar,dar caddeler,bunaltıcı
hava,sesizlik ve yalnızlık.Şehir;geçtiğim her yerde bana bütün hoşuma giden nimetleri-
mi sunmuş gibi.Antika dükkanları,satılık gramofon ve piyano tezgahları,indirim afişleri,
siyasi reklamlar.Kahrolası huzursuz bir kalabalık ve ben bu kalabalık da yalnız
bir pisliğim.Eve geri dönüyorum.Apartmanda Alfret Corcot'un parçalarından biri
çalınıyor,kulağıma aşina daha önce bir kaç kez dinlemiştim.,sanırım Piyanist'ler hep kulağa aşina şeyler besteliyor.Hiç duymasanız bile duymuş gibi oluyorsunuz.


Erdal Ünaltaş

Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Şiirkolikte kayıtlı 6 öyküsü bulunmaktadır.

Erdal Ünaltaş yetkili üye konumundadır.


Erdal Ünaltaş öyküleri

Öykü için yorumlar

Bu öyküyü sevdim diyenler

Yazarın son 10 yazısı

Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri