» Necip Fazıl Kısakürek şiirlerini mi okumak istiyorsunuz? Öyleyse tıklayın! (yeni!)

05.11

2011

Kurban Bayramın Kutlu Olsun Hafız

Mehmet Şeref Hoşaf

Bu öykü, 05.11.2011 tarihinde günün yazısı seçilmiştir.

Hafız,

Ulus olarak yüce dinimizin bize armağanı olan bir bayramı daha yaşıyoruz bugün. Bilirsin ki bayramlar dini olduğu kadar toplumsal içerik de taşır anlamlarında. Öncelikle bayramını kutluyor, ailenle birlikte sağlık ve mutluluk içinde olmanı diliyor, bu anlamlı bayramımızın ülkemize ve tüm inananlara hayırlar getirmesini arzu ediyorum. Seni ne kadar ilgilendirir bilmiyorum ama ben sana bu mektubumda bayramlarımızın toplumsal içeriği ve anlamı konusunda bir şeyler yazmak istiyorum.

Dini bayramlarımız herşeyden önce sevginin, sayğının, hoşgörünün, yardımlaşma ve paylaşmanın sembolüdür hafız. Şükür ve paylaşım başta gelir. Kurban Bayramı "Et Yeme Bayramı" değildir yani.. Yaradanın sana verdiklerine şükretme, mahrum olana da verme günüdür. Hoşgörü günüdür. Af günüdür. Bencillikten arınma, egodaki hormonu söndürme, darğınlıkları ve küskünlükleri unutma günüdür. Bunları görmezden gelip de kestiğin hayvanın etinin göstermelik bir kısmını dağıtıp kalanını kavurma olarak küpe basarsan, o her an azarlayan ve somurtan suratınla millete zılğıt atmaya devam edersen, "küçük dağları ben yarattım" havasında kibirinden geçilmez tavrını sürdürürsen değil kurban kesmek de, günde elli kez secdeye varsan yaradan huzurunda bir hiçsin hafız.

Unutma ki, kurban olarak kestiğin hayvanın ruhu da tıpkı senin benim gibi yaradana dönecektir. Bunu düşünerek kestiğin hayvana sakın eziyet etme. Suyunu içir, gözlerini bağla, gerekiyorsa bir veterinerden yardım alarak acı çekmesini önleyici tedbirleri önceden al. Yani, öleceğini hissettirme hayvana.


Kurban olarak seçtiğin hayvan eğer öleceğini anlar da direnirse sakın onu kesme hafız. Bil ki, onun hayatını bağışlamakla kurbandan kazanacağın sevabın çok daha fazlasını bir can bağışlamakla kazanırsın. Hem bu bayramda kurban kesmesen ne olur ki hafız. Bak, daha geçen hafta ülkemizde büyük bir deprem oldu. Onbinlerce kadın, çocuk, yaşlı, genç, ihtiyar yaklaşan kışın soğuğunda tir tir titremekte. Bağışla oraya gitsin kurban parasını. Ya da, bu ülkede kimsesiz ve yetenekli çocukları okutan sivil toplum kuruluşlarından birine ver gitsin.. Bak, o da olmaz dersen şehit polis ve asker ailelerini koruyup kollayan bir sürü kuruluş var, onlardan birini seç. Unutma ki o şehitler sen ve ben bu bayramımızı rahat ve huzur içinde geçirelim diye canlarını feda ettiler. Geride kalan yetimlerini ve dullarını düşün. Onlara uzat elini ve gönlünü.

Şimdi bu yazdıklarıma bakıp beni "vay zındık" diye suçlayacaksın. Hayır hafız, ben zındık falan değilim. Kurban kesmene de asla karşı değilim. İnanıyorsan inancının gereğini elbette yapacaksın. Buna kimsenin bir diyeceği olamaz. Ben sadece, ibadetini yaparken dinine yakışır şekilde yapmanı öneriyorum.. O kadar. Biliyorsun yüce dinimiz İSLAM herşeyden önce hoşgörü dinidir. Bu nedenle evrenseldir, ve bu nedenle ruhban sınıfı yoktur. Ve paylaşımcıdır İslam dini hafız. Fitre ve zekat konularını bir düşün bakalım, amacı nedir. Ramazanda iftar sofrasında komşumdan gelen iki ekşi turşunun tadı hangi tatlıda vardır bir düşün hafız. Unutma ki, kurban kesecek maddi gücün varsa sen istersen hergün et yiyebilirsin. Ama güzel ülkemizde eti ayda bir kez bile yiyemeyen fakir vatandaşlar var. Bunları düşün ve mümkün olduğu kadar dağıt kurban etini hafız. Üstelik, gizli dağıt, kimse bilmesin. Et verdiğin komşun rencide olmasın. Çocuğunun eline yarım kilo et verip gönderme komşuna. Sen kendin al ve git, yarım saat onunla oturup dertleş, onu anlamaya çalış, göreceksin ki senin bu ziyaretin onu çok mutlu edecektir. Bir bardak çayını iç güler yüzünle.. Teşekkür et ona. Unutma ki sen varsıllığını biraz da onun yoksulluğuna borçlusun hafız.

Kapına kurban derisi toplamak için gelenler olacaktır hafız. Deriyi vereceğin yeri iyi seç. Dini duyğularını sömürmek için "falanca camiye yardım" diye gelenlere sakın aldanma. Devlet zaten gerek camilere, gerek cami personeline gerekli yardımı yapıyor. Üstelik bu tür kaptıkaçtı derneklere yaptığın yardımın nereye gittiği de meçhul. İşte görüyorsun, din, iman, allah, kitap diye diye Almanya'da vatandaşların nasıl dolandırıldığını. Dahası ülkede zaten yeteri kadar cami var. Hatta okuldan fazla. Unutma ki, bir ülkede okul ve o okuldan mezun olan pırıl pırıl insanlar olmasa hem dinin tehlike altındadır hem camilerin.. Dinini ve camilerini esaretten kurtaran kişinin de okumuş biri olduğunu sakın unutma hafız. O nedenle, rant amacı ile kapına deri için gelenleri iyi tanı ve vereceğin yeri iyi seç. Elbette senin tercihindir nereye vereceğin. Kimse karışamaz.

Son olarak şunu söylemek isterim ki hafız, eğer bu bayramda araba kullanacaksan dikkatli kullan. Biliyorsun ki her bayram yollarımız savaş alanına dönmekte. Pis bir kazaya "kurban" gitmene gönlüm razı olmaz. Acele giden ecele gider sözünü unutma sakın. Bu ülkede insan kolay yetişmiyor, ancak çok kolay ölüyor. Bayramını içtenlikle kutluyorum hafız. Kurban kestiysen Allah kabul eylesin. Selamlarımla.




Tüm inananların Kurban Bayramı'nı içtenlikle kutlular, sağlık ve huzur dileklerimle saygılar sunarım.

Mehmet Şeref Hoşaf

Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Şiirkolikte kayıtlı 14 öyküsü bulunmaktadır.

Mehmet Şeref Hoşaf yetkili üye konumundadır.


Mehmet Şeref Hoşaf öyküleri
Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri