» Necip Fazıl Kısakürek şiirlerini mi okumak istiyorsunuz? Öyleyse tıklayın! (yeni!)

Can Maybull - EDEBİYAT SÖYLEMLERİ

Jose Saramago 'Körlük'




Büyük bir umutsuzluk resmidir faşizm. Bulaşıcılığın yanında ağır bir kokuda bırakır bize. Ama en yılgınlık bilgisizlikten değil, bilginin umutsuz dokunuşundandır bize...






Yaşayan bütün insanların kör olduğunu hayal edin. Ve kimsenin hiç kimseyi göremediğini düşünün. Sizi/bizi kontrol edecek bir otoritenin olmadığını farz edin. İçimizde ölümsüzleşen ve ilkelliğini asla yitirmeyen duyguların harekete geçtiğini hissedin. ‘'Açlık mı baskın gelirdi yoksa etik değerler mi?'' Bu durumda vicdanı körleşmiş insan yığınları için ne diyebilirsiniz?



Böylesi bir dünyaya gitmek ister misiniz? O dünyanın içinde insanların önceki insanlığından sonraki insanlığa taşıdıkları duygu ve düşünceleriyle tanışmak ister misiniz? Çok uzakta olmayan kör yanımızı körleşmiş ve ilkelleşmiş anını hissetmek nasıl bir duygudur bilir misiniz? O zaman sizi Norveç Kitap Kulüpler'inin Paul Auster, Carlos Fuentes, Milan Kundera, Amin Maalouf, Salman Ruushdie ve Orhan Pamuk dahil ,yaşayan 100 büyük yazara sorarak oluşturduğu ankete girmiş''gelmiş gelmiş en iyi 100 edebi yapıttan biri Jose Saramago'nun Nobel ödüllü eseri ‘'Körlük'' adlı romanıyla bu seyrimize gidelim mi?



‘'Körlük'' Hakkında
‘'Bakabiliyorsan gör, görebiliyorsan gözle'' Cümlesiyle başlar dünyanın körlük hayatı. Trafiğin yoğun olduğu bir caddede, yeşil ışığı beklemekte olan şoförlerden biri aniden kör olur. Körlük bir salgın gibi hızla yayılır. Önce bu ilk körün arabasını çalan hırsız, sonra hırsızın karısı, sonra gittiği göz doktoru ve hastahanedeki diğer sakinler ... Bu körlük bizim bildiğimiz körlükten öte, bambaşka bir körlüktür. Adını koyan yazar bu körlüğe ‘'beyaz'' körlük diyor. Bunun diğer bir adı ise ‘'Beyaz Felaket''tir. Salgın hastalığa yakalanmayan tek kişi ise doktorun karısıdır. Hükümet hemen acil eylem planı hazırlar ve ,bütün körleri karantinaya alır. Yani bu tehlikeli insanlar toplumdan tecil edilerek sorunu çözmeye çalışırlar. Körler çeşitli koğuşlara yerleştirilir ve onlara günde üç öğün yemek verilir. Doktorun karısıda körlük taklidi yaparak kocasıyla birlikte akıl hastanesine girer. Hükümet akıl hastanesinin etrafını silahlı güçlerle çevirerek kimsenin dışarıya kaçmamasını önlemeye çalışır. Lakin bu önlemler körlüğün yayılmasını engelleyemez ve körlük ülkeye hızla yayılmaktadır. Dolayısıyla giderek artan salgın hastalık zoraki ihtiyaçların giderilmesinde büyük problemler yaşanmasına neden olmaya başlar. Akıl hastanesinde nüfusun artmasıyla ekmek kavgası da arasında doğrudan bir ilişki yaşanmaya başlar. Silaha sahip bir koğuşun diğer koğuştakileri ezmeye ve bütün mal varlıklarına el koymaya başlamıştır. Sonrasında onların kadınlarını istemeye başlayacaklardır. Doktorun karısı bu vicdansızlığa dayanamayarak koğuş liderini makasla öldürür ve koğuşu ateşe verir. Bu hastaneden doktar ve karısı dışında kimse sağ kurtulamaz. Sokaklarda ‘'beyaz felaket'' kol gezmektedir. Akıl hastanesinden çıktıklarında bütün ülkenin kör olduğunu fark ederler. Açlık ve ihtiyaçlar bir grubun diğer gruptakileri öldürmelerine neden olmaktadır. Tüm sokaklar kan ve insan pisliğiyle doludur. (...)




‘'Belki de her şey gerçek kimliğine körler dünyasında kavuşur. dedi doktor. Peki ya insanlar . dedi koyu renkli gözlüklü genç kız. Onlar da ,çünkü onları görecek göz kalmamıştır.''



Kahramanların hiçbir adını bilmeyiz. Yazar her birini ‘'doktor, doktorun karısı, hırsız, koyu renkli gözlükçü kız gibi sıfatlarla geçiştirmiştir. Üstelik kahramanların diyalogları da anlatıcının sesine yedirilerek metni okuyucu nezdinde adeta uzun bir monoloğa dönüştürür. Okur kahramanlar diyalogların ve anlatıcının sesinin iç içe olması sebebiyle romanı takıp etmekte güçlük çeker. Ayrıca Saramago, roman boyunca nokta ve virgülden başka noktalama işaretleri kullanmaz. Bu da metnin bütüncülüğüne katkı sağlayan bir tarafıdır.


İnsanoğlunun erdeminin sorgulanması adına okunması gereken bir kitaptır. diye düşünüyorum.


Şimdiden iyi okumalar.


- 11.10.2016 01:41:37

Yazarın Diğer Yazıları

Cemal Mıhcı - 13.11.2016

Ne demiş Harabi ;

Fakat kör olanlar görmez bu hali

Eyvallah şair

Şiirlerin ve denemelerin telif hakları ve sorumluluğu sahiplerine aittir. Siirkolik.com telif hakları yasasınca şiir teliflerine bağlı kalmayı taahhüt eder.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Siirkolik Şiir Bildirimleri